Anasayfa / Haberler / Ekmek de İstiyoruz Gül de…

Ekmek de İstiyoruz Gül de…

Belediyemiz tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Etkinlikleri kapsamında 8 Mart’ta diğer günlerde olduğu gibi bir dizi etkinlik düzenlendi.

Belediyemizin organize ettiği etkinliklere Bercadia, CHP Kadın Kolları, Eğitim-SEN, Eğitim-İŞ Sendikası, Engin Sahne, Genel-İŞ Sendikası, GENKAD, Kent Konseyi, Kent Oyuncuları, Lüleburgaz Kültür ve Sanat Derneği, LÜKSAD, Lüleburgaz Tıp Merkezi, Medikent Hastanesi, Sanat Sevenler Derneği, Tüm Bel-SEN, Türk Kadınlar Birliği, Yardım Sevenler Derneği ve Yeni Kuşak Köy Enstitülüleri destek verdi.

Zübeyde Hanım Parkı’nda toplandık

Dünya Kadınlar Günü etkinliklerimiz 8 Mart’ta Zübeyde Hanım Parkı’nda başladı. Lüleburgaz Belediye Başkanı Emin Halebak, Başkan Yardımcıları Kevser Özkan, Rasim Aslan ve Necmi İnci, Daire Müdürleri, belediye çalışanları ve Kent Konseyi üyesi kadınlar Zübeyde Hanım Anıtına karanfiller bıraktı.

Karanfil bıraktıktan sonra Hükümet Konağı’na hareket edildi. Hükümet Konağı önünde Saygı Duruşunda bulunulduktan ve İstiklal Marşı okunduktan sonra Atatürk Anıtına çelenk koyuldu. Ardından kortej eşliğinde Kongre Meydanı’na geçildi. Kongre Meydanı’nda şu basın açıklaması yapıldı:

 Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz ve özgürlüğümüz için

 8 Mart, kadınların, eşit işe eşit ücret, çalışma süresinin günde 16 saatten 10 saate düşürülmesi ve doğum izni talepleriyle 1857 yılında başlattıkları eşitlik mücadelesinde, hakları uğruna can verdiği gündür.

Günümüzde 8 Mart’lar, kadın sorunlarına çözüm önerilerinin kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın kaldırılması ve kadına yönelik şiddete son verilmesi istemlerinin bir kez daha dile getirildiği; Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. Biz kadınlar, yüzyıllardır kapitalizme ve kapitalizmin mümkün kıldığı erkek egemenliğe karşı mücadele ediyoruz. Mücadelemizin bugün geldiği yer, haklarımızı alana kadar alanlarda olma kararlılığımız, 159 yıl önce New Yorklu dokuma işçisi kadınların yaşamları pahasına başlattığı isyanın bir mirasıdır. Biz bu mirası evlerde, işyerlerimizde ve sokaklarda büyüterek sürdürüyoruz.

Tüm renklerimizle meydanlardayız

159 yılda pek çok şey değişti. Ama hala, neo-liberalizmin, ekonomik ve siyasi istikrarsızlıkların sonuçlarını ne varsa en ağır biçimiyle biz kadınlar yaşıyoruz. Bir yanda güvencesizliğin, yoksulluğun ve işsizliğin; diğer yanda yok sayma, ırkçılık, savaşlar ve militarizmin meşru kıldığı şiddetin etkilerine doğrudan biz maruz kalıyoruz. Ama 8 Martlarla bugüne taşınan ve geleceğe taşınacak mücadelemiz ve kararlılığımız tüm bunları alt edebilecek, bir alternatif yaratacak güçte olduğumuzu gösteriyor. Şimdiye kadar verdiğimiz mücadele, bugün meydanlara taşan isyanımız, şiddetin her türlü biçimini ortadan kaldırma, sosyal, siyasal ve ekonomik olarak bizi yok sayanlara karşı buradayız deme kararlılığımızın bir ifadesi. Bu irade biz kadınların hepimizin özgür olduğu bir yaşamı örmeye başladığımızı müjdeliyor. Bu irade sayesinde tüm renklerimizle bugün burada meydanlardayız.

Eşitsizliğiniz fıtratınızdan diyenlere,

Sokaklarda yürümemizi ve kahkaha atmamızı iffetsizlik addedenlere,

Uğradığımız taciz ve tecavüzü etek boyumuzla meşru kılmak isteyenlere,

En az üç çocuk doğurmamızı buyuranlara,

Cinsel yönelimlerimize ve kimliğimize göre bize ölümü reva görenlere,

Tecavüzde rıza arayanlara,

Her gün akıllara zarar açıklamalar yaparak kadın katliamlarının, nefret cinayetlerinin, tacizin, tecavüzün ve kadına yönelik her türlü şiddetin sürmesini sağlayanlara karşı her gün büyüyen isyanımızla buradayız ve haykırıyoruz;

Yasta değil isyandayız! Kadına yönelik şiddet son bulana kadar alanlardayız!

Son zamanlarda “Annelik bir kariyerdir.” diyen, daha önce ve her fırsatta kadına en az üç çocuk doğurmasını buyurmuş olan akıl şimdi bu kariyere sahip olmayı teşvik eden ve destekleyen “müjdeli haberler” ifşa etmeyi sürdürüyor. Şimdi de biz sınırları devletin isteğince belirlenmiş bir evlilik ilişkisinde olalım, ha bire doğuralım diye devlet, erkek aklıyla kadına ait bir alana doğrudan müdahale ederek, biz doğurdukça artan miktarlarda yardımlar bahşedeceğini açıklıyor.

Kadın meselesi değil, toplumsal bir mesele

İktidar cephesinin yaptığı son düzenlemelerle bir yandan esnek, yarı zamanlı çalışma biçimleriyle kadınlar ucuz işgücü olarak istihdam edilmek istenmekte, diğer yandan sadece eş ve annelik kimlikleriyle tanımlanarak aile içine hapsedilmeye çalışılmaktadır. Açıklamalardan anlaşılan, bizim ısrarla gündemde tutmaya çalıştığımız kreş talebine sadece değinilmekle yetinildiği, ev içi bakım sorumluluğunun yine kadına havale edildiğidir. Adında aile ve nüfus yapısı geçmesine rağmen bu programda sadece engelli çocukların bakımında kadına destek sunulacağı belirtiliyor, yaşlıların bakımına ilişkin herhangi bir ifade yer almıyor. Devletin sağlamakla yükümlü olduğu hizmetler, sanki kadınların sorumluluğundaymış gibi yaklaşılarak, kadınlara müjdeleniyor. Her zaman söylediğimiz gibi devlet, vatandaşlarının sosyal ve ekonomik haklarını sağlamakla yükümlüdür. Nitelikli çocuk, hasta ve yaşlı bakımına erişim hakkı, bir kadın meselesi değil toplumsal bir meseledir.

Kadına yönelik şiddetini ortadan kaldırmanın yolu

Biz,  kadınlar olarak kadını ve kadının istihdamını ilgilendiren konuların “aile” ve “nüfus” politikalarıyla birlikte anılmasına, evlenelim ve çocuk doğuralım diye bize para teklif edenlere itiraz ediyoruz. Kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmanın yolu, toplumsal cinsiyet perspektifine kör ve cinsiyetçi iş bölümünü yeniden üreten politika ve programlar yerine; kadınların, deneyim ve çalışmaları sonucu ortaya koymuş oldukları taleplerini gören politikalar yapmaktan geçer. Kadının istihdama katılımını sağlayacak politikalarsa “fıtrat”ımıza eşitsizlik yazmaya çalışmakta ısrar eden bir akılla yapıldığı müddetçe, toplumsal cinsiyet politikasızlığı olarak kalmaya mahkûmdur ve açıktan ifade edildiği biçimiyle kadına annelikten başka bir “kariyer” yapma olanağı vermez.

Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve ölüm istatistikleri her geçen gün daha korkunç bir hal alıyor. Son yıllarda kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri rekor denilebilecek sayıda arttı. 2015 yılının 11 ayında 252 kadın en yakınındaki erkekler tarafından katledildi. 2016 yılının ilk ayında 36 kadın erkekler tarafından öldürüldü.

Yaşam Hakkı çalınıyor

Kadınların yaşamları erk sahipleri tarafından kuşatılmaktayken, sadece cinsiyetlerinden dolayı en temel hak olan “yaşam hakkı” ellerinden alınmaktadır. Kadına yönelik her türlü şiddetin failleri adalet sistemi içindeki boşluklardan faydalanmakta, mahkemelerde kolayca iyi hal indirimi almaktadır. Şiddetin faillerinin “cezasız” kalması, şiddete uğrayan kadınların ruhsal iyileşmelerinin önünde büyük bir engel olarak durmaktadır. Cinsiyetçiliğin körüklendiği bir ortamda, kadınların kamusal yaşamdan uzaklaştırılması ve kadın cinayetlerine ‘iyi hal indirimi veren’, tecavüzcüleri ‘aklayan’, tacizde ‘kadının beyanını esas almayan’ sistem kadınları tehdit etmeye devam etmektedir. Bu indirimler verilmeye devam ettikçe, kadınlar bu saldırılara uğramaya devam edecektir..

Okulda, sokakta her yerde…

Kayseri merkez Melikgazi ilçesi Demokrasi Mahallesi’nde geçen hafta tabancayla intihar eden 12’nci sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Cansel Buse K., matematik öğretmeni tarafından cinsel istismara uğradı. Okul idaresi ve yetkililerin duyarsız kaldığı bu olayda, Cansel aslında okulda tecavüzcüsünü görmeye dayanamadığı için intihar etti.  Bir kez daha gördük ki erk zihniyet okulda, sokakta her yerde… 12’nci sınıf öğrencisi Cansel Buse aslında intihar etmedi, devlet aklının kadına bakış açısıyla sergilediği duyarsızlık ve suskunlukla katledildi.

Fıtratımızı erkeklerle eşit görmeyen, annelik dışında bize yaşam şansı bırakmayan, sermayeye ucuz emek olarak bizleri değerlendiren, cinsiyetçi eğitim sistemi içerisinde kadınların rengini görünmez kılan erkek sisteme karşı 8 Mart bizim için tüm dünya kadınlarıyla dayanışmanın adıdır.

YAŞASIN 8 MART!

YAŞASIN BİRLİK, DAYANIŞMA VE MÜCADELE GÜNÜMÜZ!

Necmiye Demircan’ın barış temalı şiirini okumasının ardından Davul Ritm Grubu gösterilerini sundular. Törene katılan kadınlar hep birlikte 8 Mart halayında bu önemli günü özgürlüğe bıraktıkları balonlarla kutladılar.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Lüleburgaz’da 8 Mart

Lüleburgaz Belediyesi tarafından hazırlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı bugün de coşkuyla devam etti. ...

Her Yerde Her Şeyde Hep Beraber Demek İçin Alanlardayız

Lüleburgaz Belediyesi tarafından hazırlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programı bugün başladı. Programın ilk etkinliği ...

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Programı