Anasayfa / Haberler / Kentler Sanat Üretir

Kentler Sanat Üretir

Tiyatro insan eden sanattır. İnsan ürettiklerinin ve paylaştıklarının toplamıdır bu hayatta. O nedenle diyoruz ki kentler sanat üretir. Kalabalık insan toplulukları olmaktan toplum olmayı sağlayan ürettiğimiz sanattır. İşte bu nedenle, tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü ve geleceğimizi anlamamızı, anlamlandırmamızı sağlayan çok kuvvetli bir ışıktır aslında. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro her zaman diliminde, ilk çağlardan beri ve her coğrafyada ‘iyi’ ve ‘güzel’den yana olmuştur. Tiyatro eğitimdir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara; gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar. Sanatın içine tükürenlere inat, ışığınız sönmesin, perdeler kapanmasın, alkışınız bol olsun.

Belediyemiz Kültür Etkinlikleri kapsamında tiyatrolar haftası etkinlikleri 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde başladı.

Kırmızı Başlıklı Kız

Eti Çocuk Tiyatrosunun hazırladığı ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ çocuk tiyatrosu Aşkiye – Neşet Çal Sahnesindeki günün ilk oyunu oldu. Oyun salonu tıka basa dolduran çocuklar tarafından beğeniyle izlendi. Günün ikinci tiyatro gösterisi öncesinde Zübeyde Hanım Parkı’nda toplanıldı ve Kongre Meydanı’na doğru yürüyüşe geçildi. Yürüyüşte kentin tiyatro grupları katıldı. Kongre Meydanı’nda yerel tiyatro bildirisi ve şiirler okundu.

Ödenmeyecek Ödemiyoruz

27 Mart Dünya Tiyatro Günü programı kapsamında günün ikinci oyunu ‘Ödenmeyecek Ödemiyoruz’ Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelendi. Başından sonuna kadar, seyirciden yükselen kahkahaların sesinin hiç kesilmediği oyunu Dario Fo kaleme aldı. Füsun Demirel de çevirdi. Hakan Güven’in yönettiği oyunun dekorunu Arda Güler hazırladı.

Oyun, İtalya’da varoşlarda yasayan isçilerin yasam ve sınıf mücadelesi içinde karşılaştıkları sorunları ele alıyor. İki isçi ailesinin gündelik hayatlarının içinden bir kesiti izlediğimiz bu komedi oyununda sisteme yönelik de sorgulamalar yapılıyor. Dur durak bilmeyen hayat pahalılığı içinde varoşlarda yasayan kadın isçiler, semtin süpermarketine gidiyorlar, alışveriş yapıyorlar ve fiyatların zamlanmasına karşı, hep birlikte eski fiyatlar üzerinden alışveriş yapmaya karar veriyorlar. Kadınlar kasalara gelip “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!” diyorlar ve marketteki yiyeceklere el koyuyorlar.

Kovalayan polisler, kaçan kadınlar, kaçan insanlar, saklanmaya çalışılan yiyecekler, sistemin kutsallığını savunan kocanın karşısında, kendi eylemini savunabilmek için türlü oyunlara girişen bir kadın… Bu kovalamaca içinde savunduğu sistemin sorgulamasını yapmak durumunda kalan koca…

Lüleburgaz’da Gurur Duyuyorum

Oyunun ardından Belediye Başkanı Emin Halebak 27 Mart Dünya Tiyatro Günü hakkında konuşma yaptı. Başkan Emin Halebak düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi: “Bu sahnede rol alanlar bu sahnedekileri izleyenler hep birlikte hayatın içerisinde bir oyunu izliyoruz. Birileri bir oyun yazıyor. Buna inanmamızı istiyor. İnanıyoruz mu inanmıyoruz mu bunu tam da anlayamıyorum. Ama garip şeylerin içerisinden geçiyoruz. Yaşadığımız yerde çok şanslıyız. Lüleburgaz’da gerçekten gurur duyuyorum. Lüleburgaz’da iki hafta boyuna bu güzel insanların oyunlarını izleyeceğiz. En önemlisi biz dünyayı değiştirmeye çalışıyoruz. Küçük bir kentten Lüleburgaz’dan. Belki dünyayı değiştiremeyeceğiz. Belki ülkemizde olanları değiştiremeyeceğiz. Ama yaşadığımız yeri değiştirme şansımız var. Ben buna inanıyorum ve bütün mücadelem bunun için. Bütün bu mücadele sürecinde mutlaka dünyanın her zaman diliminde olduğu gibi her yönetimine olduğu gibi bunun da karşıtları olacaktır. Bunu doğal karşılıyorum. Ama yaşadığımız olaylar yaşadığımız zaman dilimi bir kere daha her şeyi düşünmemiz ve her şeyi gözden geçirmemiz gerektiğine beni inandırıyor ve o yönde düşünmeye sevk ediyor. Bir düşünün bakalım, bu ülkenin 81 tane il merkezinin hangisinde, sahnesinde kendi insanlarının olduğu yaklaşık 2 hafta boyunca farklı oyunların sergilendiği kent var. 40’tan fazla ilde tiyatro oynanmasına izin vermiyorlar. Neden? Birilerinin yazdığı oyunu izlememizi istiyorlar belki televizyonda. Belki ona inanmamızı istiyorlar. Biz Lüleburgaz’da buna inanacak mıyız? Hayır. Biz ancak kendi yazdıklarımıza ve oynadıklarımıza inanacağız diye düşünüyorum.”

Eleştirenlerin Heykelleri Yok!

Başkan Halebak konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Hayat devam edecek. Ben diyorum ki hayat bizim istediğimiz gibi bizim yazmak istediğimiz gibi pozitif yönde ve ileriye doğru devam etsin. Geriye doğru olan hayata dur dememiz gerekiyor. Bir şekilde durdurmamız lazım. Bunu yapacak olan bizleriz. Başkaları değil. İzleyenler olacak, sahneler olacak, oynayanlar olacak ve bir de eleştiriler olacak. Dünyanın her yerinde heykeller var. Yazarların, oyuncuların, sanatçıların, devlet adamlarının, hatta kötü politikacıların bile heykelleri var. Ama hiç kimse unutmasın ki, dünyanın hiçbir yerinde eleştirenlerin heykelleri yok!”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ÖNEMLİ DUYURU!

ÖNEMLİ DUYURU! Belediyemize ait Ekin Atölyesi’nde (cam-seramik atölyesi, dans salonları, müzik odası, bilek güreşi çalışma ...

Biz Anadoluyuz

Belediyemiz tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Etkinlikleri kapsamında Aşkiye – Neşet Çal Sahnesi’nde ‘Ben ...