DUYURULAR
Anasayfa / Haberler / Mehmet Esatoğlu’yla Tiyatro Sohbeti

Mehmet Esatoğlu’yla Tiyatro Sohbeti

Tiyatro sanatçısı Mehmet Esatoğlu 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde Aşkiye – Neşet Çal Sahnesi’nde oynadığı ‘Nerede Bu Adalet?’ tiyatro oyununun ardından, sanatseverlerle tiyatro üzerine söyleşi gerçekleştirdi.

Mehmet Esatoğlu, tiyatronun insan hayati için ne denli önemli olduğunu vurgulayarak, konuşmasına şu sözlerle başladı: “Dünyanın neresinde güzel bir şey varsa güzel insanlar muhakkak var oluyor, Lüleburgaz’daki gibi. Tiyatro sanatı, insanı insana insanla ve insanca anlatan bir sanat. Salonlar ve caddeler yokken, medeniyet ve uygarlık yokken insanların tiyatroya ihtiyacı olmuş. İnsanlar avlanmaya başlamışlar. Biri hayvanı avlıyor diğerleri nasıl avlandığını bilmiyor. Sonra avcı geliyor o hayvanı nasıl avladığını görüyor. Bunu çok güzel yapmaya çalışıyor ki oradakiler de aynı şekilde avlanmayı öğrensinler. Yarın ava gittiklerinde onlar da yapabilsinler. O yüzden oyun son derece hayati. Sahnede bir şey oynanıyor. İzleyenler algılama çalışıyorlar. Oyun insanın öğrenmesinde hayati bir aracıdır.”

Ticari tiyatro yapmıyoruz

İnsanoğlunun hayatındaki her şeyi hep oynaya oynaya anlatmaya çalıştığını söyleyen Mehmet Esatoğlu şöyle konuştu: “Biz de tiyatroda bu ülkeyi insanlara anlatmayı seçtik. Önceden tiyatro yaparken yüzlerini sadece batıya dönmüşlerdi. Batıda çok güzel sanatlar var tabi ama bu toprağın da bir dili var. O zaman bu toprağın estetiğini alacağız ve Batı’nın ileri tekniklerini kullanacağız. Bunları yoğurarak tiyatro yapacağız. Tiyatro Simurg olarak bunun araştırmalarını ve denemelerini yapıyoruz. Seyirciyle çıplak ilişki dediğimiz ilişki için her yerde tiyatro yapıyoruz. Biz amatör bir tiyatroyuz. Amatörlüğü bilgisizlik veya beceriksizlik olarak görmüyoruz. Amatörlüğü biz şöyle değerlendiriyoruz: Biz bu işi ticari olarak görmüyoruz. Ticari tiyatro yapmıyoruz. Yaşamak için muhakkak bir şeyler yapıyoruz. Dizilerde oynuyorum, televizyonlarda oynuyorum. Bizim yönlenmemizi sağlayan ticari tiyatro değil. Bu anlamda amatörlük çok önemli.

Sanat kendi toplumunun insanını değiştirmek zorunda

Esatoğlu hayatın içinde karşılaştığımız sorunları sanatla çözülebileceğini belirtip şu ifadeleri kullandı: “Sanat kendi toplumunun insanını değiştirmek zorunda. Kızmak, küfür etmek ve bağırmak çözüm değil. Birileri kendilerini patlatıyor. Biz sanatçı olarak şöyle bakıyoruz: Ne oluyor Türkiye’de? Dünya’da ne oluyor? Bu insan niye kendini patlatıyor? Adama sövmek işin kolay tarafı. Tiyatro ve sanat bu noktada görevini az yapıyor bence. Memlekette yaşanan gerçekle tiyatro iletişim kurmak zorunda. Birbirimize kızmakla, bağırmakla veya küfür etmekle olmuyor. Biz onların düşünmesini sağlamak için sanata, bilim insanlarına ihtiyacımız var. Biz onun için yaşayan insanın ortasına geçiyoruz ve hiç bilmişlik taslamıyoruz. Hiç akıl satmıyoruz.”

Aydınlanma kavgasına ihtiyacımız var

Mehmet Esatoğlu tiyatro sohbetini şu sözlerle sonlandırdı: “‘Karını dövme’ demekle çözemiyorsun adam bunla övünüyor. Önce kadına bakışı değiştirmek noktasında büyük bir mücadele lazım. Önceden sahneye çıkmak kadın için çok zor bir durumdu. Cem Karaca’nın annesi Toto Karaca anlatırdı yaşadıkları zorlukları. Çok büyük sıkıntılar yaşanırdı. Tiyatroyu yapan arkadaşlar kafalarındaki kodlamaları silecekler. Bilgiç olmaktan önce kendi halkları ne yapıyor diye düşünecekler. Bunu değiştirmek için büyük bir kavgaya ihtiyaç var. Bu da büyük bir aydınlanma kavgası. Köy Enstitüleri kuruldu, Halk Evleri kuruldu. Fakir Baykurtlar, Asım Bezirciler… Asım Bezirci’yi düşünsenize 70 kitap yazmış adamı yaktılar Sivas’ta… Onlarla sadece bir kez konuşmak bir üniversite içinden geçmek kadar önemliydi oysa. Siz toplumun aydınlanması için örgütlenme kuramazsanız, bu örgütlenmenin tabanını insanlar yaratmak zorunda. Kızarsınız, bunların hepsini hapise atmak lazım dersiniz ama hiçbir şey olmaz. Onun için amatör tiyatroya ihtiyacımız var. Her yere gitmek ve oynamak zorundayız. Hiç moralimizi bozmamalıyız. Sen ordasın ben de yanındayım. Bu kahramanlık değil. Bu insani bir görev. Sanatçı da sorunları kendinde hissedecek. Akşamları oturup kendi dünyasına dalmayacak. Toplumun yaşadığı sorunları alacak sanatına dönüştürecek. Böyle bir tiyatroya ihtiyacımız var.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Seni Çok Seviyorum

Belediyemiz 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Etkinlikleri kapsamında Aşkiye Neşet Çal Sahnesi’nde, “Seni Çok Seviyorum” ...

Para İle Namus Arasında Kalanlar

Lüleburgaz Belediyesi Kültür Etkinlikleri kapsamında Aşkiye – Neşet Çal Sahnesi’nde ‘Balıkesir Muhasebecisi’ adlı tiyatro oyunu ...

Yaşamın Kendisi Bir Tiyatro

Belediyemiz tarafından hazırlanan 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinlikleri çerçevesinde Aşkiye – Neşet Çal Sahnesi’nde ...