Anasayfa / Haberler / Meri Kekliğim Aşkiye Neşet Çal Sahnesi’nde

Meri Kekliğim Aşkiye Neşet Çal Sahnesi’nde

Belediyemiz tarafından 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinlikleri kapsamında bir dizi program hazırlandı. Etkinliğin ilk programı olan ‘Enver Gökçe Şiir Dinletisi’ etkinliği Aşkiye – Neşet Çal Sahnesi’nde gerçekleştirildi.

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü etkinlikleri çerçevesindeki ilk program şiir dinletisi ile başladı. Şair, yazar ve çevirmen Enver Gökçe’nin şiirleri Engin Sahne Tiyatro Grubu tarafından Aşkiye – Neşet Çal Sahnesi’nde seslendirildi. Şiir Dinletisi programını Saim Engin yönetti.

MERİ KEKLİĞİM

Bir Elde Çatal

Bir Elde Dehre

Dalar Dikenlerin Kengerlerin Peşinde

Kaderimmiş Söğerim Oy Meri Kekliğim

Yeter

Çektiğim

 

Dut Kurusu Süpürge Tohumu

Yediğimiz

Ve

Bir Godik Arpa İçin

Sivas Kapılarından Geri Çevrildiğimiz

Günleri Defledik Meri Kekliğim

Yeter Çektiğim

 

Yol Parası Veremedim Diye

Şu Dağları Bana Açtırdılar

Şu Yolları Bana

Hacizlere Gitti Suna Gibi

Keçim İneğim Meri Kekliğim

Kore Dağlarında Tabakam Kaldı

Mapus Damlarında Özgürlüğüm

Hey Meri Kekliğim Yeter Çektiğin.

 

Enver Gökçe

1920 yılında Erzincan’ın Kemaliye (Eğin) ilçesine bağlı, Çit köyünde doğdu. 1929 yılında ailesiyle Ankara’ya göç ettiler. Burada özel ilkokulda okumaya başladı. Daha sonra Cebeci Ortaokulu’ na girdi (1935). Ankara Gazi Lisesi’nin ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu (1947). Türk dilinin tüm kolları, Türkmence, Kırgızca, Karaimce, Göktürk ve Oğuz lehçeleri, İstanbul ağzı vd. üzerinde çalıştı, Divan Edebiyatı’nı uzmanlık derecesinde öğrendi/hakim oldu. Pek çok halk öyküsünü, masalını, bu arada da, Dede Korkut Masalları’nı derleyerek bugünün Türkiye Türkçesine kazandırdı. Sosyalist düşünceye yakınlaşmaya başladı. Türkiye Gençler Derneği’nin (Ankara, 1946) kurucu üyeleri arasında yer aldı. Mezuniyet sonrası, öğretmen olarak atanması siyasî polisin engeline takıldığından, iş bulduğu Yurtlar Müdürlüğü’nün İstanbul öğrenci yurtlarında çalışmaya başladı. 1951 Türkiye Komünist Partisi Tevkifatı’nda tutuklandı ve mahkemede en yüksek cezayı alanlar arasında yer aldı. Tutukluluğu sırasında ve mahkûmiyet sonrası tutulduğu İstanbul Sirkeci’deki Siyasî Şube, Sansaryan Hanı’nın tabutluklarında iki yıl süresince çok ağır işkence gördü. Fiziksel ve psikolojik sağlığını önemli ölçüde yokeden, pek çok şiirinin ve ünlü destanı, Yusuf İle Balaban’ın kaybolmasına neden olan tutukluluk, hapislik ve sürgünlerin sonunda (1959) bu kez de işsizlik ve yoksulluk yakasına yapıştı. İstanbul ve Ankara’da yaşadığı acı deneyimler onun çok zor koşullar altında yaşamak zorunda kalacağı köyüne gitmesine neden oldu. Ağırlaşan hastalığı nedeniyle tekrar Ankara’ya dönmek zorunda kaldı. Kısa bir süre Bulgaristan’da tedavi gördü (1977). Son yıllarını Ankara’daki bir huzurevinde tamamladı. Enver Gökçe, 19 Kasım 1981’de yeğeninin Ankara’daki evinde öldü.