DUYURULAR
Anasayfa / Haberler / Yılın İlk Kent Konseyi Toplantısı Yapıldı

Yılın İlk Kent Konseyi Toplantısı Yapıldı

Lüleburgaz Kent Konseyi tarafından 2016’nın ilk Olağan Genel Kurul Toplantısı Aşkiye – Neşet Çal Sahnesi’nde yapıldı.

Toplantıya Belediye Başkanı Emin Halebak, Başkan Yardımcısı Kevser Özkan, Kent Konseyi Başkanı Aysel Balkan Tan, Kent Konseyi meclis başkanları ve çalışma grupları katıldı.

Kent gönüllüsü artmalı

Toplantıda ilk konuşmayı yapan Aysel Balkan Tan şu ifadeleri kullandı: “ 2005 yılında kurulan Kent Konseyimiz 5 meclis 4 çalışma grubu ve 300 üyesi ile faaliyetlerini sürdürmektedir. Takdir edersiniz ki 130 bin nüfuslu bir kentte 300 kent gönüllüsünün olması çok memnuniyet verici bir durum değil. İşte bizler bu yüzden özellikle Genel Kurullarımıza Genel Kurul üyelerimiz dışında Lüleburgazlıların katılımını çok önemsiyoruz. Lüleburgaz’ın her köşesinden haberdar olmak Kent Konseyi için önemli bir değer. Kentimizle ilgili hayalleri, umutları, düşünceleri olan kıymetli arkadaşlarımızı aramızda görmek en büyük dileğimiz.”

Eleştiri ve önerilerinizle destek olun

Aysel Balkan Tan konuşmasının devamında da şunları söyledi: “Bizi biz yapan değerlerimizi yaşatmak, unutulmaya yüz tutmuş olanları topluma kazandırmak, hemşerilik bilincini yaygınlaştırmak, çocuklarımızın ve gençlerimizin çağdaş bir kentte yaşama haklarına hizmet vermek amacıyla yaptığımız çalışmalarda eksiklerimiz ve hatta yanlışlarımız olabilir. Siz değerli Lüleburgazlılardan dileğimiz eleştirileriniz ve önerilerinizle bizlere destek olmanızdır. Lüleburgaz bizim kentimiz. Ve kentimizin geleceğinden sorumluyuz.”

Aysel Balkan Tan’ın konuşmasının ardından meclis başkanları ve çalışma grupları 2015 yılı içinde yaptıklarını ve bu yıl gerçekleştirecekleri projelerini anlattılar.

Türkiye’deki ilk Kent Konseyi’ni oluşturduk

Sunumların ardından gecenin sonunda Başkan Emin Halebak konuşma yaptı. Başkan Emin Halebak konuşmasında şu ifadelerle başladı: “Bu geceki sunumlarla ilgili pek çok şey söylenebilir. Ben dikkatimi çekenlerden başlamak istiyorum. 2005 yılı öncesiydi. Mevzuat Kent Konseylerinin kurulması yönünde olunca biz de harekete geçtik. Türkiye’deki ilk Kent Konseyi’ni oluşturduk. Daha yönetmelikleri, yönergesi yoktu. Kent Konseyi ile ilgili son derece demokratik bir yönerge hazırladık. Arkasından bir yönetmelik çıkarıldı, biz kendi yönetmeliğimizi buna revize ettik biraz daha az demokratikti bu yönetmelik. Sonra 3’üncü kez değişti bu yönetmelik. Ama o yönetmelik çıktığından beri ne hikmetse gerekleri yerine bir türlü gelmedi. 11 yıldır geldiğimiz yere bakıyoruz bence çok önemli mesafelerin katledildiğini bu akşamki sunumlardan anlıyorum. Her meclis, her çalışma grubu stratejik plan eğitiminden kendine düşen ihtiyacı almışlar.”

 

Demokrasi içselleştirilmeli

Demokrasiyi içselleştirmenin önemini vurgulayan Başkan Halebak konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Demokrasi içselleştirilmediyse bu bizim yapacaklarımız yerine görevimizi başkasına anlatmak gibi bir işe dönüşüyor. Demokrasi böyle bir şey değil. Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi diyorsak eğer Kent Konseyi kendi yapabileceği işleri ve halka önderlik edeceği konuları anlamalı ve bunun üzerine yürümeli. Kent Konseyleri bir ihtiyacın sonunda ortaya çıktı. Böyle yaparsak güzel olur diye değil. Tüm dünyada siyaset sistemi ve sivil toplum örgütleri bir noktaya geldi. Her birinde belli tıkanmalar var bunu aşabilmek yeni kavram yeni anlayışlar ve tutumlarla mümkün. Kent Konseyi bu yeni anlayış ve tutumlar doğrultusunda yerel yönetimlerin veya kamunun karşısında bir alternatif ve rakip değildir. Ona rağmen veya onunla beraber de değildir. Tamamen bu tutumun dışındadır. Yani yerinden yönetim ilkesi günümüz demokratik toplumlarında son derece önemlidir.”

Kamuyla birlikte kamuya rağmen

Başkan Halebak, tüm dünyadaki ve toplumlardaki değişimin süreklilik arz ettiğini ve bu değişime uyum sağlayabilmek için Kent Konseylerinin çok önemli oluşumlar olduğunu şu sözlerle izah etti: “Toplumlarda ve dünyadaki değişim öylesine hızlı oldu ki kamu bu değişim hızına yetişemiyor. Ama toplum değişimin kendi unsuru. Biz bu değişimi kamuda yaşatamıyorsak, ‘kamuyla birlikte kamuya rağmen’ bakın cümleyi yanlış kurmuyorum ‘kamuyla birlikte ve kamuya rağmen’ hayata geçirilecek yeni bir oluşum olan Kent Konseyleri önemli bir yer tutuyor. Eğer kamu gibi olsaydı Kent Konseylerinin bir bütçesi olurdu ve burada da onu tartışırdık. Ama o bütçe başka bir yerde ve yasayla denetleniyor. O zaman tüm dünyadaki sivil toplum örgütlerinin asıl sırrının ve gücünün olduğu yere geliyoruz. Maddi hiçbir kaynağımız yokken bu sistem nasıl başarılı olacak? Soru bu. Peki olabilir mi? Net olarak söylüyorum, olabilir. Stratejik Plan eğitimini bunun için verdik. Nereye baktığımızı bilmek zorundayız. Doğru istikamete bakmazsak aradığımızın ne olduğunu bilmezsek bulduğumuzun ne olduğunu bilemeyiz.”

Harekete Geç!..

Günümüzde yapılması gereken doğru iş neyse hepimizin o istikamette yürümesi gerektiğinin altını çizen Başkan Halebak şöyle konuştu: “Doğru olan neyse hepimiz o istikamette yönelmeliyiz. Bunun için kamuoyu oluşturmalıyız. Ama kentin içi 112 bin iken tüm çalışma grupları 300 kişiyse kendi çalışma gruplarınızı, meclislerinizi veya bir kamuyu yerinden kaldıramazsınız. O enerjiyi yaratamazsınız. Asıl bakılması gereken nokta, kaynağın yok dediğiniz noktada kaynağın çok olması. 17 yıldır Lüleburgaz Belediyesi tüm benzerleri kaynak yok para yok derken, 30 katı fazla yatırımı kendi kaynaklarıyla yapıyor. Daha geçen gün Maliye Bakanlığı açıkladı. Türkiye’de borcu olmayan 7 tane belediye var, bir tanesi biziz. Aynı yasayla yönetilirken biz bunu yapabiliyorsak, diğer bin beş yüz tanesinin baktığı yerden başka bir yere bakıyoruz demektir. Onlarda bizim baktığımız yere bakıyorsa neden bunu göremiyor? O zaman hep birlikte toplumu daha ileriye taşıyabilmenin düşünsel alt yapısını oluşturmak Kent Konseylerinin görevidir. Onun için mevcut radikal tutucu bakış açımızdan bunları kırarak dünyayı algılayabileceğimiz ve dünyayla birlikte yeni kavramları topluma kabul ettirebileceğimiz, harekete geçirebileceğimiz yöntemleri bulup harekete geçirmeliyiz.”

Avrupa’dan 1 yıl öndeyiz!..

Lüleburgaz Belediyesi’nin aldığı kararlarda öncü olduğunu vurgulayan Başkan Halebak, “Belediyemiz 2015 yılında aldığı kararla 2016 yılını Kadın Yılı ilan etti. Kadına şiddet Türkiye’de yüzde 1500, kadına cinayetleri de 1700 arttı diyebilirsiniz. Avrupa’da böyle değilken Avrupa neden 2017 yılını kadın yılı ilan etti? Avrupa’dan bir yıl öndeyiz. Stratejik Plan yapmaya başladığımızda Türkiye 5 yıl sonra yasayı değiştirdi. 5 yıl öndeydik. Tüm benzerlerimizden en az 5 yıl öndeyiz en az. En yakından 5 yıl öndeyiz. 10 yıl, 20 yıl öndeyiz birçoğundan. Bunu sağlayabilmek, zamanın ruhunu anlayabilmek ve zaman içerisinde akan nehirde beraber yüzmekle mümkün, nehire karşı değil.” diye konuştu.

Söylem insanı değil, eylem insanı olun

Kent Konseyi’nin kurulduğu zaman yaptığı bir konuşmayı hatırlatan Başkan Halebak sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Ya kahve köşelerinde dedikodu yapacağız ya da konuştuklarımızı harekete geçireceğiz. Dedikodu yapmak çok kolay, eleştirmek de çok kolay. Dünyada herkes eleştirildi. Hatta eleştirilmiş birçok insanın heykeli birçok yerde duruyor. Ama dünyanın hiçbir yerinde bir eleştirmenin heykelini göremezsiniz!.. Çünkü yapmak gerçekten zor. Burada mücadele ediyorsunuz, bir amaç içerisindesiniz ama bunu hayata geçirmekte sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz. En azından binlerce üyesi olması gereken meclislerin, yüzlerce üyesi olması gereken çalışma gruplarının bir avuç insanın ötesine geçemediğini görüyoruz. Üstelik Kent Konseyi demokratik, üstelik hereksin katılacağı bir yer. Hatta bu akşam burada konuştuklarımızı hemen şuradan 50 metre öteye gidersek lokallerde konuşulduğunu ama çözüm için hiç kimsenin de çalışmadığını göreceğiz. Herkesin konuşulanları bir başkasına havale ettiği, bir başkasının yapmasını istediği bir düşünce iklimi içerisinde yaşamaktan mutluluk duyuyoruz. Ben bunu havale ettim. Tamam, artık ben bunu söyledim, rahatladım. Hayır. İş söylemekte değil. İş bunu yapmakta. Bunu yapmanın nasıl olduğunu topluma göstermeliyiz. Bunun en güzel örneğini Lüleburgaz, Kepirtepe Köy Enstitüsü ile öğrendi. Eylem insanı olmayla söylem insan olması arasındaki farkı köy enstitüleri bize yıllar önce öğretti. Biz nasıl eyleme geçeceğiz bunu bilmeliyiz. Bu söylediklerim başarısız olduğunuzu söylemek için değil, tam aksine çok başarılı buldum bundan da mutluluk duyuyorum.”

Kent Konseyi toplumu harcını oluşturmalı

Toplumda birlik ve beraberlik duygusunun oluşmasında Kent Konseylerine çok önemli görevler düştüğünü belirten Başkan Halebak, “Kent Konseyi’ndeki hiçbir meclisin ve çalışma grubunun üstünde yazılı olmamasına rağmen en önemli konusu bence toplumun harcını oluşturmak, onu bir arada tutacak değerleri yaratmaktır. Bu yönde projeler varsa hepsini destekliyoruz, desteklemek durumundayız. Bunu aşmak, güzel şeyler yapabilmek, yaşamaktan mutlu olacağımız kenti yaratmak her birimizin sorumluluğudur. Sorumluluk noktasında söylediklerimin hiçbiri bu salondakiler için değildi, zaten siz bu sorumluluğu hissettiğiniz için buradasınız. Ama bizim başka bir sorumluluğumuz daha var sorumluluk duymayanlara da bunu hissettirmeliyiz.” dedi.

Başkan Emin Halebak sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Geri kalmış özgürlükleri sınırlanmış bir toplum olmayı hiçbirimiz itemiyoruz. Hepimiz çağdaş, demokratik ve özgürlükleri sonuna kadar kullanabileceğimiz bir toplumda olmalıyız. Ben görüyorum ki, Lüleburgaz halkı bu mücadeleyi veriyor. Gelecekte çocuklarımıza çok daha iyi bir Lüleburgaz, çok daha iyi bir Türkiye bırakmak hepimizin sorumluluğunda bunu unutmayalım.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BEST BUDDIES TURKEY LÜLEBURGAZ SEMİNERLERİ BAŞLADI

Best Buddies Turkey Lüleburgaz Kent Konseyi ayağı, çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Zihinsel ve gelişim ...